hangi depremle yaşayacağız!

          Yıl 1999.Ben Düzcedeyim.Üniversiteyi orada okuyacağım.Ailemden uzakta ilk kez kendi ayaklarım üzerinde duracağım.Nasıl güzel geliyor herşey anlatamam.17 ağustosta şehrin depremden hasar görmüş olması bile beni endişelendirmiyor.Hayat devam ediyor tabiiki..
         Her yerin hasarlı olmasından dolayı kalacak yer bulmak benim için en büyük sorun oysa ki ,Çünki yurt çıkmamış.
              Benimle aynı sorunu yaşayan bir arkadaşla kayıt sırasında karşılaştım.Aslında onun kalacak yeri var ama yanına arkadaş arıyor.Burası bir köy olarak geçiyor ama villalar filan var.Bir tanıdığının çiflik eviydi.Bana telefonunu verdi kalacak yer bulamazsan beni ara diye.Bir yer bulamayınca onu aradım .Birlikte kalmaya karar verik.Öyle güzel gidiyorki herşey.Farklı kampüslerde olsakta çıkışta birlikte eve dönüyoruz.Onun arkadaşları var benimde.Bu arada Düzce zaman zaman sallanıyor .Korksakta ev iki katlı olduğu için çok endişelenmiyoruz.İnsanları görüyoruz hala evlerine çıkamayan. Kışın soğuğunda çadırlarda kalan.Bir süre sonra ev sahibimizin aile içi bazı sorunlarının bize yansımaya başlamasıyla evden ayrılmaya karar veriyoruz.Arkadaşımla(Elif) aynı sınıftan başka bir arkadaş(Esra) tek kalıyor ve ısrarla bizi yanına çağırıyordu.En sonunda  yanına taşındık tabii.Kısa sürede kaynaştık.Herşey güzel gidiyor yine...
           Bir gün Esranın kız kardeşi ailesiyle tartışıp yanımıza geldi.Öyle tatlı bir kız ki anlatamam.Bende hafta sonu için kız kardeşimi Düzceye çağırdım.Hep birlikte zaman geçireceğiz.Cuma gününden gelecek.
           12 kasım 1999 kız kardeşim gelecek.Öyle güzel uyandım ki.Sınıftan bir arkadaşıma gittim ogün dersim yok.Akşam oda geziye gidecek.Benide davet etti ama ben planımı anlattım.
Sevinçliyim ama içimde garip bir sıkıntıda var.İki gün önce bir rüya görmüştüm ve hala onun stresi vardı üzerimde.Rüyamda Esranın ailesi geliyor ve kız kardeşini(Tubayı) götürmeye çalışıyorlar oda öyle bir ağlıyor ki.Sonra kendimi ve annemi gördüm.Garip bir yerdeyim.Depo gibi ve bir anda herşey üzerime yıkılıyor.Karanlık ve annemin çığlığı.Neden rüyadan etkilendim çünkü rüyamdan bir gün sonra arkadaşın ailesi geldi Rüyamda gördüğüm araba bile aynı.Tuba gitmedi tabi ama onlar İstanbula geri döndüler.Bu beni tedirgin etti.
             Bizim kızlar Orman Mühendisliğindeydi ve çok ağır teknik çizimleri oluyordu.7de kardeşim inecekti.Onlar sabahtan başladığı ödeve devam ediyorlardı.Tuba ve ben  sohbet ediyorduk.Çok sıkılmaya başladık.Çıkalım dedik az kaldı dediler.Kahve içmeye karar verdik.Ablası izin vermiyordu kahveye Reflüsü vardı Tubanın.Gizliden balkonda içtik.İçeri geçtik ben kitap aldım.Oda televizyona bakıyor.Kitap okurken üzerime balkondan birşeyin sürüldüğünü farkettim .Kardeşimin gelmesinede az kalmış değiştirdim.Tuba benim oturduğum yere geçmiş kitabıma bakıyor.Bende gittim oturdum.Ve o an müthiş bir gürültü.Sallanıyoruz.Yere attım kendimi.Yerde sehbada ders çalışan Arkadaşlarımın yanına.Bir elimle kafamı korurken diğeriyle Esraya sarıldım.Herşeyin düştüğünü gördüm.Kapılar,Çerçeveler.Elifin şarjda olan telefonunun çalmaya başlaması ve televizyonunda düşmesiyle herşey karardı.Toz ve kum tadı ve seler,bizim çığlıklarımız.Arkadaşım çalan telefonu o anda açtı.Tel çekiyor karşıdaki Ankarada ki abisi bizim bağırtımız enkaz , göçük,yardım,tel kapandı.Telefonun ışığıyla bir ışık daha farketti arkadaşım.Sallantı devam ediyor ve biz çöküyoruz.Bir açıklık arkadaşım çıktı.Beni gördüğünü ama üzerimde koltuk olduğunu söyledi.Diğer arkadaşa sarıldığım kolum sıkışmıştı.Arkadaşım koltuğu çekerek beni çıkardı.Diğer arkadaşım kız kardeşine sesleniyordu sıkışmıştı ve Tubadan ses gelmiyordu.Son olarak Esraya sarılırken Tubanın saçına dokunduğumu biliyorum.
        Yedi katlı binanın biz üçüncü katındaydık.Bizden sonraki dört kat yana,alttaki üç katta aşağı çökmüş.En üste biz kalmışız ve kanepeler üzerimize devrilerek bizi korumuş.Tubanınsa üzerine kolon düşmüş.Esra bağırıyor kardeşi için endişeleniyor,ben endişeliyim kardeşim ve Tuba için.Otobüsten inmiş olması lazım.Heryer karanlık,insanlar donmuş,çığlıklar sesler  ..
Ve sonrasındaki acılar,umursamazlıklar,benim özel bir defterimi bulan milletvekilinin dava açma ,bize destek olma talebi...Kimi kime şikayet edeceksek:/Aradan 10 yıl geçmiş kayıplar veren kayıplarıyla kalmış.
İki gün önce telefonla beni arayıp soluksuzca kaza sigortası anlatan sigortacı yaşadığım olayı bilemez tabi o işini yapıyor.Belkide deprem sonrası tek gelişme bazılarının bundan bir sektör oluşturması oldu.Aksi taktirde geçen gün haberlerde duyduğum japonya depreminde can ve mal kaybının olmaması bizim ülkemizdede olurdu.Etrafıma bakıyorum çarpık kentleşme son hızıyla devam ediyor.Parayı veren düdüğü çalıyor....Söylenecek okadar çok söz var ki aslında ...Ben insanlara güvenemiyorum artık çok fazla
  
      

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !